‘osmanlı’ etiketi için sonuçlar
Şâh-ı Cihan Fatih Sultan Mehmed Han – Ahmet Çoşkun
Şubat 8th, 2009 • 8 yorum Kitaplar
Etiketler: bibliyografi, Fatih-Sultan-Mehmet, Fetih, İstanbul, osmanlı, Padişah
Bilemiyorum ismimi aldığım için mi, ama Fatih Sultan Mehmet ile ilgili bir çok kitap okdum. Kitapçıda görünce dayanamıyorum alıyorum. Genel hatları ile Fatih Sultan Mehmet’i anlatan güzel ayrıntılar içeren bir eser.
Bir yerdeki tespit çok hoşuma gitti sizlerle paylaşayım. Namık Kemal’in bir tespiti aslında bu
“Galibiyetlerini Fatih ünvanını alacak kadar çoğalttığı halde ne şarkta ne de garpta, devleti tabii hududunun dışına çıkarmadı. Mesela Avrupa’da Eflak ve Boğdan’ı ve belki de Macaristan’ı ve Asya’da İran’ı ve hatta Azerbeycan’ı kendi topraklarına katması, çok az bir himmet ile mümkün iken İşkodra kalesi ile senelerce uğraştı da onlara hiç yönelmedi. Çünkü İşkodra’nın fethi Devlet-i Aliye’nin hududu için elzem, ötekilerin zaptı ise o zaman kuvvete göre zararlı idi”
Ne kadar büyük olursan ol , yerini ve konumu iyi bilmektir bu.
Fatih Sultan Mehmet Han atacağı tüm adımları hesaplayan ve ona göre atan mükemmel bir padişah idi. Kazanılmış hiç bir başarı tesadüf değildir. Bir çağı açıp kapatmak o kadar kolay bir iş değildir. Gerek tarih kitapları olsun ve gerekse genel kanı olsun bu işlerin kolaylıkla olduğu hissini veriyor insana, ama hiç o kadar kolay olmadığı besbelli.
Kitap’ın arka kağından;
Dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük komutan, lider ve devlet adamlarından çağ fatihi ve ufuklar hâkimi büyük Sultan’ı, zamana bir tuğra gibi nakşeden, ondaki yüksek idealdir. Bu idealin hedefi Sevgili Peygamberimizin -aleyhisselam- müjdesine kavuşma isteğidir.
Fatih Sultan Mehmed Han, bu rüyasını bir emsalsiz azimle tahakkuk ettirmiştir: “Ya İstanbul beni alacak ya da ben İstanbul’u alacağım!”
Bir müjde…
Bir ideal…
Bir azim…
Ve cihana payitaht olan İstanbul.
Tarihi tanımak, bugünü keşfetmek, yarını kuşatmaktır. Şâh-ı Cihan kitabı, bu yolda bir nebze pay sahibi olursa kendimizi bahtiyar sayacağız.
***
Doğu ve batı dillerini çok iyi bilen Fatih, aynı zamanda birçok bilim dalında da kendini yetiştirmiştir. İlime ve ilim adamına büyük değer vermiş, ilim adamlarını himaye etmekten büyük haz almıştır. Onun zamanında Osmanlı ülkesi tam bir bilim yuvası haline gelmiştir.
Bu eserde, tarih sahnesinde çok mümtaz bir yeri olan Fatih Sultan Mehmed Han’ın “Fatih” olmasına şahit olacak; bu idealist Hakanın uykusuz gecelerinde ona arkadaşlık edeceksiniz. Bizans Surlarının önünde, bazen onun dualarına eşlik edecek, şiirleriyle tanışacak, at üstünde geçen elli yıllık bir ömrün azmine, iradesine, hayran kalacaksınız.
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.
Kuleli 1919 – Şeref Tipi
Ocak 6th, 2009 • Kitaplar
Etiketler: 1919, Bursa Işıklar, cumhuriyet, İşgal-yılları, Kuleli, osmanlı, Şeref Tipi, Türkiye
Meleketimizin zor günlerinde nelerin olduğunu bizlere anlatan güzel bir hatıra kitabı. O günleri okudukça mevcut durmumuzun değerini daha iyi anlıyoruz. Kitap her ne kadar Kuleli diye anılsada, Bursa Işıklar lisesi ve Şeref Tipi’nin belli yaşlarda yazdığı günlük notlarını içeriyor.
Kitapta işgal yılları, okul hayatı, arkadaşlıklar, memletin hali farklı bir dilden anlıtılıyor. Güzel bir kitap.
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.
Muhteşem Süleyman’ın Viyana Kuşatması – Ahmed Refik
Mart 23rd, 2008 • 2 yorum Kitaplar
Etiketler: Ahmet Refik, kuşatma, Muhteşem Süleyman, osmanlı, Viyana kuşatması, zafer
Kitap kuşatma ve sonuçlarını anlatıyor bize. Tarihmizde herzaman bir yenilgi gibi algılanan bu kuşatmanın aslında ne kadar önemli sonuçlar doğurduğunu anlatan güzel bir eser.
Eserin tek hoşuma gitmeyen yönü bazı bölümleri rakamlarla boğması.
Tarihten bir çok ders almalıyız. Bir olaya farklı yönlerden bakmayı öğreten güzel bir eser.
Yayıncının notu:Ahmet Refik’in orijinal adı Devr-i Süleyman-ı Kanuni’de Birinci Viyana Muhasarası olan bu kitabı, Birinci Viyana Kuşatması’nı bütün ayrıntılarıyla ele almaktadır.
16 Ekim 1908 tarihinde tamamlanmış bulunan eserde, Osmanlı Devleti’nin kale kuşatma teknikleri, ordunun sevk ve idaresi ve yirmi gün devam eden seferin en ince ayrıntıları akıcı bir üslupla anlatılmıştır.
“Bu âna kadar pek çok kısmı harâb olan Macaristan’ın bizim içün bir nıenbâ-ı servet teşkil idemeyeceğine şübhe yok. Fakat hükümdârınız Pâdişâhımıza, dehalet itdiği takdirde, hasmınız olan Ferdinand’ı perişan ider ve bütün memleketlerini atlarımızın ayakları altında çiğneriz. Hatta Gritti’nin müdâhalesi olmasa idi, şimdiye kadar hükümdârınızı da, Ferdinand’ı da perişan iderdik. Bu bizim içün pek kolay bir iştir. Bir koldan ben, bir koldan Ayas Paşa memleketinize yürümüş olsak, iki hükümdarın da perişan olacağına emin olıınuz. Mamafîh ne zaman lüzum görülürse, bıınu yine icra ideceğİz. Bııdin’i yeni bir İstanbul hâline koyacağız. Zannedersem, çok söz söyledim. Biz Osmanlılar az söyler, çok iş görürüz. Zapdettiğimiz yerleri bir daha elden çıkarmayız. Bunların bizden istirdadı içün kollarımızı kesmek icâb ider.”
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.
Avrupa Türkiyesi’ni Kaybımız Rumeli’nin Elden Çıkışı – Yılmaz Öztuna
Mart 4th, 2008 • 3 yorum Kitaplar
Etiketler: 93 harbi, Avrupa, Avrupa Türkiyesi'ni Kaybımız Rumeli'nin Elden Çıkışı, balkanlar, osmanlı, rumeli, Türkiye, Yılmaz Öztuna
Balkan savaşları ve ibretlerle dolu zamanları çok iyi irdeleyen kitap bize vatan toprağının elimizden nasıl hatalar ve ihanetle elimizden çıktığını gösteriyor.
Her nekadar bazı iyiniyetli insanlar bişeyler yapmak istesede ülke idare temek için sadece iyi niyetin yeterli olmadığını gösteriyor bize bu dönem. Daha bir çok dersler almamıza yardımcı oluyor.
Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.
İlk Osmanlılar ve Batı Anadolu Beylikler Dünyası – Feridun M. Emecen
Ocak 30th, 2007 • Kitaplar
Etiketler: beylikler, Feridun Emecen, Kitaplar, Orhan-gazi, Osman-gazi, osmanlı
Kitap Osmanlıların ilk dönemlerini anlatan bir eser. Beylikler dönemine ait belge ve bilgilerin az olması asıl sorunu teşkil ediyor. Eserin bilimsel bir çalışma olması biraz akıcılığı ve okunabilirliği etkilesede verdiği bilgiler güzel.
Kitabın arkapağından : Bu kitap, Osmanlı merkezli bir bakış açısından çok Türkmen Beylikleri dünyasından bir perspektif sunmayı hedeflemektedir.
Bu durum sunulan makalelere genel olarak bakıldığında belirsiz gibi görünse de bunların temelinde Batı Anadolu Beylikleri yer almakta, ancak baş rollerini Saruhanoğulları ve Osmanlılar üstlenmektedir.
Osmanlı Beyliği’nin kurtuluşu ve ortaya çıkış şartları hususunda bu yazılarla ortaya konulmak istenen başlıca tez, beylikler dünyasının temel ve kroniklerde hemen hiç yer almayan sessiz tabanın oynadığı belirleyici roldür.