Kitaplar için arşiv

Kuleli 1919 - Şeref Tipi

kuleli1919Meleketimizin zor günlerinde nelerin olduğunu bizlere anlatan güzel bir hatıra kitabı. O günleri okudukça mevcut durmumuzun değerini daha iyi anlıyoruz. Kitap her ne kadar Kuleli diye anılsada, Bursa Işıklar lisesi ve Şeref Tipi’nin belli yaşlarda yazdığı günlük notlarını içeriyor.

Kitapta işgal yılları, okul hayatı, arkadaşlıklar, memletin hali farklı bir dilden anlıtılıyor. Güzel bir kitap.

Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Bir Fransız Yalanı - Georges-Marc Benamou

Bir Fransız yalanıFransızıların Cezayir’de yaptıklarını farklı bir şekilde el alan yazar bizlere yapılan soykırımı tüm açıklığı ile anlatıyor. Birçok belge ve araştırmaya dayanan kitap Cumhurbaşkanını danışmanı bir Fransız yazar tarafından yazılmış olmasıda farklı bir durum.

Türkiye’ye Ermeni sözde “soykırımı” konusunda en çok tavır koyan ve bu konuda yasa çıkaran, heykel diken Fransa’nın ve genel anlamda batının ne kadar sicilinin bozuk olduğunu gösteriyor. Biz zamanında devlet olarak tavrımızı koyamadığımız için şimdi sadece seyrediyoruz.

Kitapta yapılan toplu katliamların, entrikaların ve Fransız derin devletinin nasıl işlediğini bizlere anlatıyor.

Ancak bu konuda daha fazla fikir sahibi olmak için bir kaç kitap daha okumak şart. Tabi benim için

Kitabın arka kapağından: Bir Fransız Yalanı, ikiyüzlülükler, ırkçılık, soykırım ve
darbeler üzerine saati saatine kaydedilmiş bir tutanaktır.
Georges-Marc Benamou’nun bu detaylı, derin araştırması
ve soruşturması, Fransız tarihinin kara deliklerinden bir!
olan Cezayir Savaşı hakkında aydınlatıcı bir kaynaktır.

“Bu kitap doğduğum yerlere yapılmış bir seyahattir. Fransiz resmi
tarihinin efsaneleri ile gerçek tarihi, bir başka ifadeyle tarihçilerin
tarihini yüzleştirmek istedim. Ayrıca çocukluğumun aklımdan hiç
çıkmayan hatıralarını ve olayların aslını yansıtmak istedim.
Nitekim, bugüne kadar, Paris, devletin en tepe noktalan, ‘Fransız
ordusunun Cezayir’de yaptığı işkencelerden haberdar olunmadığım’
İddia etmeye devam etti…
Zavallı Fatma’lar! Cezayir Savaşı’nın sürdüğü yıllar boyunca,
terör vebasının gerçek kurbanı oldular. Yumuşak huylu, ağırbaşlı,
neşeli, kınalı, gönül okşayıcı zavaHı genç kadınlar; çocukluğumda
beni seven ilk kadıniar. En m saftaydılar, evet…”

Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Ziya Gökalp’in Tenkidi - Hüseyin Kazım Kadri

Ziya Gökalp'ın TenkidiZiya Gökalp’in fikirleri Osmanlı’nın son zamanlarını ve Cumhuriyet Türkiye’sini etkiledi. Fransız ihtilalinin etkisi ile dünyada yayılan milliyetçilik akımına katılan Ziya Gökalp ve fikirleri birçok kişiyi etkilemiştir. Bu fikirlerin olumsuz yanlarını ve eksilerini anlatan birçok yazı yazıldı. Hüseyin Kazım Kadri’nin bu kitabıda aynı devirde yazılmış ciddi bir karşılıktır.

Bu kitabı okurken benim aklıma şu geliyor; yıkılan bir devletten çıkan insanlar memleketi düzeltmek ve yükseltmek için birçok fikir ve düşünce üretmişler. Kimisi eyleme geçirmiş kimisi geçirememiş. Ama böyle bir fikir ve düşünce üretimi şu anda mevcut değil. Zamanımız Türkiye’sinde bu kadar farklı görüşler ve fikirler üretilmiyor. Kısır siyasi çekişmeler içinde gerginliklerle zaman geçiyor.

Kitap biraz sıkıcı geldi bana, bunda eski kelimelerin çokluğu ve anlatımın yetersizliğinin etkisi olabilir.

Kitaptan aldığım bir kaç not;

- Cepheden kaçan bir asker zabitlere: Kayseri ovası benim neme elvermiyor, ki bu memleketleri müdafaa edeyim. Sözü manidardır.
- Dilenci sızlanarak senden bir şey isterse ver,
yoksa bir zalim gelir zorla alır. - Şeyh- ecell sa’di-i Şirazi
- Birçok yerde bahsettik ki Türkiye’nin en büyük derdi cahilliktir. Arapları “cehalet devası ölüm olan bir hastalıktır” sözleri meşhurdur. İşte Türk’ün en büyük derdi cehalettir, ne zaman bu cehalette kurtulur ise o zaman kendini ve dünyayı kurtarır.

Kitap’tan; Ziya Gökalp, çağdaş Türk düşüncesi yelpazesinde kayda değer bir yere sahip olmasına rağmen önemi ve etkileri ölçüsünde tenkit çalışmalarının konusu olmamıştır. Özellikle II. Meşrutiyet devrinin güçlü ve canlı fikir-siyaset ortamında böyle ciddi bir eksikliği ilk bakışta anlamak kolay değilse de Gökalp’in İttihat ve Terakki ile olan doğrudan bağları ve kendi muhalifleri karşısında aldığı pasif ve dolaylı tavır bu eksikliği anlamamızı kısmen mümkün kılar.

Elinizdeki kitapla Türk kültür hayatına kazandırılan Hüseyin Kazım Kadri’nin tenkitleri, “Türkçülügün esasları” çerçevesinde de olsa bu konuda bir boşluğu dolduracak özelliklere sahip olması açısından önemlidir.

Satın almak için tıklayınız.

Türk Tarihinden Portreler - Yılmaz Öztuna

 Türk Tarihinden PortrelerKitap bir çok Türk büyüğünün biyografilerini içinde barındırıyor. Kısa kısada geçilse güzel bir derleme olan kitap bizlere Türk büyüklerini hatırlatıyor.

Türk tarihine iyi yönde etkisi olanların yanı sıra kötü yönde tesir eden şahıslarıda barındıran güzel bir kitap.

Kitaptan aldığım bir kaç not

- Hükümdara yakınlık yakıcı ateştir.
- Bir Türk çok şeydir
iki Türk az şeydir
üç Türk kavga eder;
bir Alman hiçe çok yakındır
iki Alman az şeydir
üç Alman çok şeydir.

Kitaptan: Biyografi, tarihçinin edebiyata yaklaşabilme yeteneği ile orantılı bir türdür. Onun için, edebiyatın bir türü şeklinde de ele alınmıştır. Elinizdeki kitaptaki biyografiler, hayatları ve kişilikleri anlatılan şahsiyetlerin doğum sırasına göre kronolojik şekillerde sunuldu. En yaşlıları Bumin Kağan, en gençleri Turgut Özal olmak üzere… Hayatta bulunan bir kişiyi almaktan kaçındım. Tanıttığım şahsiyetlerin hepsinin Türk büyükleri, Türk dahileri olmadıklarını sevgili okuyucularım hemen fark edeceklerdir. Daha mütevazi çapta büyükler de, Türk’e çok zarar vermiş bir kaç kişi de alındı. Ancak çoğunluk, tarihimizin çeşitli alanlarındaki dehalarından seçildi. Hiç unutulmasın, tarihin küçükleri de, tarihin büyükleri derecesinde milletlerin hayatını ve geleceğini şiddetle etkilemişlerdir.

Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Selçuklular ve İslâmiyet - Prof. Dr. Osman Turan

Selçuklular ve İslamiyetTarihi seviyorum ama bu kitap ile birlikte anladımki bilgilerim genelde yakın tarih ve Osmanlı tarihi hakkında. Selçuklu ve öncesi hakkında pek bilgim yok. Bu dönem hakkında daha fazla kitap okumalıyım.

Kitap’dan aldığım bir kaç önemli not:

Türklerin İslam’a girmelerine vesile olan en büyük etkenlerden biri “Talas suyu meydan muhaberesinde(751) Türkler Abbasiler tarafını tutmakla yalnız muhaberenin neticesini değil, tarihlerinin istikametini de değiştirmişlerdir.”

Türkler arasında İslam’ın hızlı yayılmasının sebepleri; “- İslam Medeniyetinin üstünlüğü ve cazipliği, - İslamlıkla Şamanlığın yakın esaslara malik bulunması ve yeni dinin Türklerin inanışlarına uygun gelmesi. ”

Kitapta biraz makalelerden derlenmiş olması sebebiyle tam bir bütünlük kzanmamış olması bir eksiklik ama Selçuklular ve öncesi hakkında güzel bilgiler sunuyor.

Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Muhteşem Süleyman’ın Viyana Kuşatması - Ahmed Refik

Muhteşem Süleyman’ın Viyana Kuşatması - Ahmed RefikKitap kuşatma ve sonuçlarını anlatıyor bize. Tarihmizde herzaman bir yenilgi gibi algılanan bu kuşatmanın aslında ne kadar önemli sonuçlar doğurduğunu anlatan güzel bir eser.

Eserin tek hoşuma gitmeyen yönü bazı bölümleri rakamlarla boğması.

Tarihten bir çok ders almalıyız. Bir olaya farklı yönlerden bakmayı öğreten güzel bir eser.

Yayıncının notu:Ahmet Refik’in orijinal adı Devr-i Süleyman-ı Kanuni’de Birinci Viyana Muhasarası olan bu kitabı, Birinci Viyana Kuşatması’nı bütün ayrıntılarıyla ele almaktadır.

16 Ekim 1908 tarihinde tamamlanmış bulunan eserde, Osmanlı Devleti’nin kale kuşatma teknikleri, ordunun sevk ve idaresi ve yirmi gün devam eden seferin en ince ayrıntıları akıcı bir üslupla anlatılmıştır.

“Bu âna kadar pek çok kısmı harâb olan Macaristan’ın bizim içün bir nıenbâ-ı servet teşkil idemeyeceğine şübhe yok. Fakat hükümdârınız Pâdişâhımıza, dehalet itdiği takdirde, hasmınız olan Ferdinand’ı perişan ider ve bütün memleketlerini atlarımızın ayakları altında çiğneriz. Hatta Gritti’nin müdâhalesi olmasa idi, şimdiye kadar hükümdârınızı da, Ferdinand’ı da perişan iderdik. Bu bizim içün pek kolay bir iştir. Bir koldan ben, bir koldan Ayas Paşa memleketinize yürümüş olsak, iki hükümdarın da perişan olacağına emin olıınuz. Mamafîh ne zaman lüzum görülürse, bıınu yine icra ideceğİz. Bııdin’i yeni bir İstanbul hâline koyacağız. Zannedersem, çok söz söyledim. Biz Osmanlılar az söyler, çok iş görürüz. Zapdettiğimiz yerleri bir daha elden çıkarmayız. Bunların bizden istirdadı içün kollarımızı kesmek icâb ider.”

Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

« Önceki Yazılar

Web'den Seçme Haberler

Kategoriler

Kitap

CSS'e başlangıç Uzun süredir üzerinde çalıştığım CSS’e başlangıç kitabımı bitirdim. Aslında buna bir kitap demek ne kadar doğru bilmiyorum. Tam doğru tanımı makalelerimin derlenip düzenli hale getirildiği bir e-doküman demek daha doğru olur. Bu kitap makalelerimi derleyip hazırladığım ilk kitap. İnşallah ikinci kitabıda yazmayı düşünüyorum. Zaman ve imkânlar nispetinde 2. kitapta çıkacaktır.